ÇOCUK MAHKEMELERİNİN KURULUŞU, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİ HAKKINDA KANUN
(Kanun No.2253, Kabul Tarihi: 07/11/1979), (RG, 21/11/1979, s.16816)
BİRİNCİ BÖLÜM
KURULUŞ
Mahkemelerin Kuruluşu
Madde 1 - (Değişik: 3412 – 25/02/1988) Her ilde ve büyük şehir belediyeleri hudutları içinde kalan ilçeler hariç, merkez nüfusu yüz-binin üzerindeki her ilçede bir çocuk mahkemesi kurulur. Çocuk mahkemeleri bir başkan ve iki üyeden teşekkül eder.
İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde birden fazla çocuk mahkemesi kurulabilir.
Çocuk mahkemelerinde görev yapacak başkan ve üyeler, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından doğrudan doğruya bu mahkemelere atanabilecekleri gibi, iş ve kadro imkanları nazara alınarak, görevli oldukları mahaldeki çocuk mahkemeleri nezdinde yetki ile de görevlendirilebilirler.
(...)
İKİNCİ BÖLÜM
ÇOCUK MAHKEMELERİNİN GÖREV VE YETKİLERİ
Çocuk Mahkemelerinin Görevi
Madde 6 - (Değişik: 3412 – 25/02/1988) (Değişik: 4963/md.8 – 30/07/2003) Onsekiz yaşını bitirmeyen küçükler tarafından işlenen ve genel mahkemelerin görevine giren suçlarla ilgili davalara çocuk mahkemelerinde bakılır.[1]
Çocuk mahkemeleri, bu Kanunda yazılı tedbirleri alır ve Kanunla verilen diğer görevleri yapar.
(3. fıkra mülga: 4963/md.35,a – 30/07/2003)[2]
(...)
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
TEDBİRLER, CEZALAR VE BUNLARIN UYGULANMASI
Küçüklere Uygulanacak Tedbirler
Madde 10 - Küçükler hakkında aşağıda yazılı tedbirler uygulanır.
1. Veliye, vasiye veya bakıp gözetmeyi üzerine alan akrabadan birine teslim,
2. Bakıp gözetmeyi üzerine alan güvenilir bir aile yanına yerleştirme,
3. Bu maksatla kurulmuş çocuk bakım ve yetiştirme yurtlarına veya benzeri resmi yahut özel kurumlara yerleştirme,
4. Genel ve katma bütçeli daireler, mahalli idareler, bankalar, İktisadi Devlet Teşekkülleri ve bunların ortaklıkları tarafından kurulmuş fabrika, müessese veya ziraat işletmeleri veya benzeri teşekküllerle işyerlerine yahut meslek sahibi bir usta yanına yerleştirme,
5. Resmi veya özel bir hastaneye veya tedavi evine yahut eğitimi güç çocuklara mahsus kurumlara yerleştirme,
11 Yaşını Bitirmemiş Küçükler Hakkında Tedbir Uygulaması
Madde 11 - Fiili işlediği zaman 11 yaşını bitirmemiş olanlar hakkında kovuşturma yapılamaz ve ceza verilemez.
Ancak, fiil kanunen bir seneden ziyade hapis cezasını veya daha ağır bir cezayı müstelzim ise haklarında 10 uncu maddede yazılı tedbirlerden biri uygulanır.
11 yaşını bitirmemiş küçükler hakkında veli veya vasi yahut bakmakla yükümlü kimseler tarafından yeterli tedbir alınması halinde, mahkemece diğer tedbirler uygulanmayabilir.
15 Yaşını Doldurmayan Küçükler Hakkındaki Tedbir ve Cezalar
Madde 12 - Fiili işlediği zaman 11 yaşını bitirmiş olup da, 15 yaşını doldurmamış olan küçükler hakkında 20 nci maddeye göre yapılan inceleme, ceza tertibini gerektirmiyorsa mahkemece 10 uncu maddede yazılı tedbirlerden biri uygulanabilir.
Aksi halde haklarında aşağıda yazılı ceza tayin olunur.
1. İdam cezası yerine 15 sene ve müebbet ağır hapis cezası yerine 10 seneden aşağı olmamak üzere hapis cezası verilir.[3]
2. Diğer cezalar yarıya indirilir. Ağır hapis cezaları hapse çevrilir. Ancak, bu fıkranın tatbiki suretiyle hükmolunacak cezalar her fiil için 7 seneden fazla olamaz.
3. Kamu hizmetlerinden yasaklılık ve genel güvenlik gözetimi altına alınmak cezaları uygulanmaz.
Bu hükümlülükler tekerrüre esas olamaz. İçtima halinde Türk Ceza Kanununun genel hükümleri uygulanır.
Fiili işlediği zaman 15 yaşını bitirmeyen sağır-dilsizler hakkında kovuşturma yapılamaz, bunlar hakkında 10 uncu maddede yazılı tedbirlerden biri uygulanır.
(...)
Korunmaya Muhtaç Küçükler Hakkında Tedbir Uygulaması
Madde 14 - (Değişik: 3412 – 25/02/1988) Veli, vasi, bakmakla mükellef olan kimse veya Cumhuriyet savcılığının talebi üzerine, beden, ruh ve ahlak gelişmeleri veya şahsî güvenlikleri tehlikede olan yahut ebeveynine karşı vahim bir itaatsizlikte bulunan küçükler hakkında, küçüğün bulunduğu yerde, yetkili çocuk mahkemesince 10 uncu maddede yazılı tedbirlerin biri uygulanır. Diğer kanunlara göre de, küçükler hakkında koruma tedbiri alınması çocuk mahkemelerine aittir.
Tedbirlerin Müddeti
Madde 15 - (Değişik: 2552 – 06/11/1981) Küçükler hakkında uygulanacak tedbirler, en geç 18 yaşını bitirmeleri ile sona erer.
Tedbir Uygulanmaması
Madde 16 - (Değişik: 2552 – 06/11/1981) Hüküm zamanı 18 yaşını bitirmiş bulunanlar hakkında tedbir uygulanmaz.
(...)
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
SORUŞTURMA VE KOVUŞTURMA USULLERİ
Soruşturma ve Kovuşturma Usulü
Madde 18 - Bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümleri uygulanır.
(...)
Şahsi Davada Usul
Madde 23 - Küçüklerin işledikleri suçlardan dolayı aleyhlerine şahsi dava açılamaz.
Şikayetin Geri Alınması
Madde 24 - Kovuşturma yapılabilmesi dava veya şikayete bağlı suçlarda, suçtan zarar gören kimselerin vazgeçmesi kamu davasını düşürmez. Ancak, yargılama sonunda suçun sabit olması halinde ceza uygulanmaz. Bu hal 10 uncu maddede yazılı tedbirlerden birinin uygulanmasına mani değildir.
Duruşmanın Gizliliği ve Yeri
Madde 25 - Küçüklerin duruşması mutlaka gizli olur. Hüküm dahi gizli tefhim olunur.
(Değişik Fıkra: 3412 – 25/02/1988) Mahkemenin izniyle yargılamanın her safhasında küçüğün müdafii, velisi, vasisi, sosyal hizmet alanlarında faaliyet gösteren resmi ve gönüllü kuruluşların temsilcileri, çocuk mahkemeleri nezdinde görevlendirilmiş bulunan sosyal hizmet uzmanları veya yardımcıları ile pedagog, psikolog, psikiyatr veya araştırma ya da gözetimle görevli sair kimseler hazır bulunabilirler.
Duruşmada hazır bulunan küçük, menfaati gerektirdiği takdirde duruşma salonunda çıkarılabileceği gibi, sorgusu yapılmış olan küçüğün duruşmada hazır bulundurulmasına da lüzum görülmeyebilir. Bu takdirde küçüğün müdafii duruşmada hazır bulunabilir.
Küçüklerin işledikleri suçlara ilişkin davaların duruşması genel mahkemelerin bulunduğu bina içinde veya dışında bu amaçla tahsis edilen yerlerde yapılır.
Uygulanmayacak Usul
Madde 26 - Küçükler tarafından işlenen suçların soruşturma ve kovuşturmasında 3005 sayılı meşhut suçlar muhakeme usulü hakkındaki Kanun hükümleri uygulanmaz.
(...)
ALTINCI BÖLÜM
ÇEŞİTLİ HÜKÜMLER
(...)
Adli Sicil
MADDE 34 - (Değişik: 2552 - 6.11.1981) Küçükler hakkında adli sicile geçirilen bilgiler; ancak, soruşturma ve kovuşturma konusu olan işler sebebi ile Cumhuriyet savcıları, sorgu hâkimleri ve mahkemelerce veya Yasama Meclisi üyeleri seçimleri ile ilgili olarak yetkili seçim kurullarınca istendiği takdirde adli sicilce bildirilir.
Birinci fıkra gereğince verilmiş olan bilgiler başka herhangi bir iş ve konu için kullanılmaz. Madde 34 - (Mülga: 4778/md.37 - 02/01/2003)[4]
Yayın Yasağı
Madde 40 - Suç işlemiş küçüklerin suçları veya bunların yargılanmaları ile ilgili olarak her türlü yayın yapılması yasaktır. Bu yasağa aykırı hareket edenler 5.000 liradan 30.000 liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılırlar.
Fiilin tekerrürü halinde ayrıca, üç aydan altı aya kadar hapis cezası hükmolunur.
Küçük Deyimi
Madde 41 - Bu kanundaki küçük deyimi suçu işlediği tarihte henüz 15 yaşını bitirmemiş kimseleri kapsar.
(...)
Yürürlük
Madde 46 - (Değişik: 2552 – 06/11/1981) Bu Kanun 1 Haziran 1982 tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
Madde 47 - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
[1] (md.6)'nın 1. Fıkra hükmü, 30/07/2003 tarih ve 4963 sayılı "Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun" (md.8) ile yapılan son değişiklikten önce ve 25/02/1988 tarih ve 3412 sayılı Kanunla değiştirilmiş şekliyle şöyleydi:
"Madde 6/1 fıkra - 15 yaşını bitirmeyen küçükler tarafından işlenen ve genel mahkemelerin görevine giren suçlarla ilgili davalara çocuk mahkemelerinde bakılır."
Dikkati çekiyor olmalıdır ki, (md.6)'nın 1. Fıkra hükmünde, 30/07/2003 tarih ve 4963 sayılı Kanun ile yapılan son değişiklik, Türkiye'nin Taraf bulunduğu Birleşmiş Milletler "Çocuk Hakları Sözleşmesi" hükümlerine koşut olarak, yaş sınırı "15"den "18"e yükseltilmiştir.
[2] (md.6)'nın 3. Fıkra hükmü, 30/07/2003 tarih ve 4963 sayılı "Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun" (md.35/a) ile yürürlükten kaldırılmadan önce şöyleydi:
"Madde 6/3. Fıkra - Olağanüstü haller, sıkıyönetim ve savaş hali ile askeri mahkemelerin görevlerine giren suçlar ve Anayasanın 143 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan suçlara dair hükümler saklıdır."
[3] 03/08/2002 tarih ve 4771 sayılı "Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun" (RG, 09/08/2002, s.24841) (md.1/A) hükmü şöyledir:
"Madde 1 - A) Savaş ve çok yakın savaş tehdidi hallerinde işlenmiş suçlar için öngörülen idam cezaları hariç olmak üzere, 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu, 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun ile 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda yer alan idam cezaları müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülmüştür.
Şu kadar ki,
a) Türk Ceza Kanununun 47, 50, 51, 55, 58, 59, 61, 62, 64, 65, 66, 102, 112, 451, 452, 462 ve 463 üncü maddeleri ile 7.11.1979 tarihli ve 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin idam cezasına ilişkin hükümleri,
(...)
Saklıdır."
[4] (md.34) hükmü, 02/01/2003 tarih ve 4778 sayılı "Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun" (RG, 11/01/2003, s.24990) (md.37) ile yürürlükten kaldırılmadan önce şu şekildeydi:
"Madde 34 - (Değişik, 2552/md.13 - 06/11/1981) - Küçükler hakkında adli sicile geçirilen bilgiler; ancak soruşturma ve kovuşturma konusu olan işler sebebi ile Cumhuriyet savcıları, sorgu hakimleri ve mahkemelerce ve Yasama Meclisi üyeleri seçimleri ile ilgili olarak yetkili seçim kurullarınca istendiği takdirde adli sicile bildirilir.
Birinci fıkra gereğince verilmiş olan bilgiler başka herhangi bir iş ve konu için kullanılmaz."